<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>İçi Bilgi Dolu Wordpressde mutlu :)</title>
	<atom:link href="http://saglikadresi.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://saglikadresi.wordpress.com</link>
	<description>içeride sana göre de bişiler vardır elbet...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2009 16:43:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='saglikadresi.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>İçi Bilgi Dolu Wordpressde mutlu :)</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://saglikadresi.wordpress.com/osd.xml" title="İçi Bilgi Dolu Wordpressde mutlu :)" />
	<atom:link rel='hub' href='http://saglikadresi.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>14 Günde Zayıflayın, En etkili ve hafif diyet, En iyi diyetler</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/29/14-gunde-zayiflayin-en-etkili-ve-hafif-diyet-en-iyi-diyetler/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/29/14-gunde-zayiflayin-en-etkili-ve-hafif-diyet-en-iyi-diyetler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 05:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[14 Günde Zayıflayın]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet listesi]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[En etkili ve hafif diyet]]></category>
		<category><![CDATA[En iyi diyetler]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye göre diyet]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada sayılı kişilerin uyguladığı ve 14 günde zayıflayarak ideal kilolarına ulaştığı sihirli bir diyet.Lida diyet zayıflama ve r10seoogle ile Dünyanın en zenginlerinin, Rus oligarkların ve hatta Hollywood ünlülerinin kilo vermek için ziyaret ettiği Avusturya’daki Viva Mayr kliniğinde uygulanan sağlık programının kitabı çıktı.14 günlük zayıflama programının ücreti 7 bin dolar olan klinik, müşterilerine sadece zayıflamayı değil [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=101&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada sayılı kişilerin uyguladığı ve 14 günde zayıflayarak ideal kilolarına ulaştığı sihirli bir diyet.Lida diyet zayıflama ve r10seoogle ile Dünyanın en zenginlerinin, Rus oligarkların ve hatta Hollywood ünlülerinin kilo vermek için ziyaret ettiği Avusturya’daki Viva Mayr kliniğinde uygulanan sağlık programının kitabı çıktı.14 günlük zayıflama programının ücreti 7 bin dolar olan klinik, müşterilerine sadece zayıflamayı değil aynı zamanda sindirim sistemindeki sorunları düzeltmeyi, daha canlı bir tene sahip olmayı ve çok daha enerjik olmayı vaat ediyor. Üstelik bunu, ağır egzersizler yapmanıza, haftalarca sadece lahana çorbasıyla beslenmenize ya da her lokmanızda kalori hesabı tutmanıza gerek kalmadan yapıyor. Şarkıcı Geri Halliwell, aktör Kevin Spacey ve sosyetik güzel Jemima Khan’ın da müdavimi olduğu Viva Mayr’ın “sihirli diyet”inin sırları şunlar: * Metabolizmanızı olumsuz etkileyen kafein ve şekerden kesinlikle uzak duracaksınız. İlk üç gün yorgunluk ve baş ağrısı hissetseniz de bu “temizlenmenin” etkisidir.</p>
<ul>
<li>Vücudumuzun temposu saatler ilerledikçe yavaşlar. Bu nedenle insan vücudu günün ilk yarısında yediği hemen hemen her şeyi rahatlıkla sindirebilir. Ancak daha sonraki yenilen gıdaların sindirimi zorlaşır. Bu nedenle asıl gıdaların büyük bir bölümü saat 12’ye kadar tüketilmelidir.</li>
<li>Sebze ve meyveler akşam değil gündüz tüketilmelidir.<span> </span></li>
<li>Akşam yemeğinde çorba ya da hafif pişirilmiş balık ya da sebzeler tercih edilmelidir. Akşam yemeği saati 18:00’den geç olmamalıdır. Bu sayede siz yatağa gitmeden sindirim tamamlanmış olur.</li>
<li>Kilo vermenin en önemli sırlarından biri de gıdaları çiğneme tekniğidir. Yemekleri ne kadar çok çiğnerseniz o kadar az yiyerek doyarsınız. Çok çiğnemek hem beyne tokluk sinyalinin ulaşması için gerekli zamanı sağlar hem de besinin bileşenlerine daha kolay ayrılmasını ve daha kolay sindirilmesini sağlar. Her lokmayı ağzınızda en az 30-40 kez çiğneyin, tamamen sıvı hale geldikten sonra yutun. İlk aşamada 15’in üzerine çıkamazsanız endişelenmeyin, gelişecektir.</li>
</ul>
<p><!-- adman_adcode (middle, 1) --><!-- /adman_adcode (middle) -->Yemekle su içmeyin * Sabah kahvaltıdan önce bir bardak ılık su için. Gün içinde de 2-3 litre su tüketin. Su yemekle değil yemek aralarında içilmelidir. Yemekle birlikte içilen su, sindirime yardımcı olan tükürüğün kaybolmasına neden olur. En ideali yemekten 15 dakika önce ve yemekten 1 saat sonra su içmektir.</p>
<ul>
<li>Su dışında bitki çayı, meyve suyu ve süt içebilirsiniz. Çay ve kahve 14 gün boyunca kesinlikle yasak. Şarap ise küçük bir kadeh olmak kaydıyla izinli.</li>
<li>Karbonhidratlar enerji kaynağı olduğu için tamamen kesmek doğru değil. Ancak temel beslenme kaynaklarını taze sebze ve meyvelerden oluşturmak, karbonhidratlı besinleri ise yan unsur olarak kullanmak gerekiyor. Ayrıca tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor.</li>
<li>Yağ tüketiminde doymuş yağlardan uzak durmak çok önemli. Almanız gereken omega 3,6,9 türü yağlar, fındık, zeytin, ayçiçeği, keten tohumu ve kenevir gibi ürünlerde bulunuyor. Özellikle Omega 3 türü vücuttaki yağların yakılmasına da yardımcı oluyor. Ancak kırmızı et ve sosis gibi işlenmiş et ürünlerindeki yağlar oldukça zararlı.</li>
<li>Karaciğer ve böbrek gibi vücudu temizleyen organlar için gerekli olan proteinlerin mutlaka yeterli miktarda alınması lazım. Bu nedenle en az iki günde bir balık ya da peynir ve et gibi hayvansal ürünler tüketilmeli. Ancak protein ihtiyacının baklagillerden karşılanması vücut sağlığı için daha yararlı.</li>
</ul>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/101/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/101/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/101/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/101/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/101/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/101/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/101/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/101/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/101/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/101/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/101/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/101/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/101/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/101/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=101&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/29/14-gunde-zayiflayin-en-etkili-ve-hafif-diyet-en-iyi-diyetler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Cinsel Gücü Arttırıcı Maddeler</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/cinsel-gucu-arttirici-maddeler/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/cinsel-gucu-arttirici-maddeler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 18:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[cincel güç]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel güç nasıl artar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel gücü arttırma]]></category>
		<category><![CDATA[cinselliği arttıran maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[cinselliği arttıran yemekler yiyecekler besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=99</guid>
		<description><![CDATA[cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddeler; vücuda dışarıdan alınan ilaç, hormon ve bir takım maddelerin cinsel davranışlar üzerinde belli uyarıcı etkileri olabilir. cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddeler libido üzerinde etki yaparak cinsel isteği ya da hazı değiştirebilirken başkaları, sadece cinsel organların fiziksel tepkilerini farklılaştırır. Ancak cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddelerin çoğunluğu ne yazık [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=99&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddeler; vücuda dışarıdan alınan ilaç, hormon ve bir takım maddelerin cinsel davranışlar üzerinde belli uyarıcı etkileri olabilir. cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddeler libido üzerinde etki yaparak cinsel isteği ya da hazı değiştirebilirken başkaları, sadece cinsel organların fiziksel tepkilerini farklılaştırır. Ancak cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddelerin çoğunluğu ne yazık ki cinsel istek ve duyumları çoğaltmaktan çok azaltma yönünde etki yaparlar. cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı olarak bilinen maddelerin çoğu beyindeki belli merkezler üzerine etki yaparlar.</p>
<p>Bazılarıysa doğrudan doğruya cinsel organları denetleyen sinirler üzerinde uyarıcı olurlar. Ayrıca birtakım ilaç ya da maddeler sarhoşluk, gibi genel bir durum yaratarak cinsel davranış farklılıklarına yol açarlar. Uyarıcı maddelerin hangi koşullar içinde alındığı da etki açısından önem taşır. Buna en iyi örnek LSD kullananların durumunda görülür. LSD, genellikle cinsel isteği yok edici olarak bilindiği halde bu maddeyi erotik bir ortamda alan ya da maddenin bu özelliğinden habersiz olarak ondan cinsel uyarıcılık etkisi uman bireylerde bu tür beklentiler doğrultusunda cinsel isteğin arttığı görülmüştür.<br />
<span> </span><br />
cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddelerin erkekler üzerindeki etkileri günümüzde oldukça iyi bilinmekte, buna karşılık kadınların çoğunun maddelere gösterdikleri tepkiler, erkeklerinkine benzer olması tahmin edilerek değerlendirilmektedir. Bunun nedeni, cinsel tepkilerin erkek bedeninde çok daha rahatlıkla ölçülebilir olmasıdır. Bu konuda pek çok araştırma yapılmakla birlikte cinsel uyarıcı olarak tam güvenilir bir takım maddeler henüz bulunamamıştır.</p>
<p>Aşık olmanın olağanüstü afrodizyak etkisinin yerini dolduracak herhangi bir kimyasal maddeden söz etmek henüz mümkün değildir. Halk arasında özellikle yaygın inanışlara konu olan adamotu, aslan perisi tozu, gergedan boynuzu gibi etkili olduğu sanılan afrodizyaklardan başka cinsel uyarıcı nitelikleriyle tanınan maddeler ; Alkol. Alkol, beynin merkezleri üzerinde etki yapan bir maddedir ve tarih boyunca cinsel etkinliği arttırdığı düşünülmüştür. Gerçekte alkol beynin korku ve endişe ile ilgili merkezlerini uyuşturur. Bundan dolayı kişiyi yürekli kılar.</p>
<p>Fakat yüksek dozlarda, tanıma ve bilinç işlevlerini sekteye uğratır. En had durumdaysa felç benzeri bir sonuç yaratarak kişiyi tamamıyla duyarsızlaştırır. Shakespeare’in deyişiyle: “İstekleri kışkırtır, fakat etkinliği götürür”. Özellikle erkeklerde ciddi alkoliklik sorunu olan kişilerin tamamıyla cinsel iktidarlarını yitirdikleri görülür. ”Barbiturat” deyimiyle anlaşılan yatıştırıcı, sakinleştirici ilaçların etkisi de aynen alkole benzer. Bunlar beynin cinsellikle ilgili merkezlerini uyarmazlar, fakat az bir dozda alındıklarında kişiyi kaygılarından ve çekingenlikten kurtardıkları gibi, doz biraz fazlalaştıkça cinsellik de dahil olmak üzere tüm davranışları kısıtlarlar.</p>
<p>Esrar ve Halusinojen maddeler. Halusinojen madde olarak sınıflandırılanlardan LSD, bilinçte ve algılamada çok güçlü değişimler oluşturur. Dolayısıyla cinsel davranışları da etkiler. Kişilerin LSD maddesinin etkisi altındayken yapılan cinsel birleşmeyi “erotik” olarak algıladıkları, ve bütün bu yaşantıyı “ilginç” buldukları gözlenmiştir. Genellikle LSD maddesi bedende kişiden kişiye pek çok farklılıklar içeren tepkiler oluşturur. Fakat kesin olan şudur ki, bu madde insanın erotik duyumlarını pek çok başka duyum ve düşüncelerle birlikte algılamasına yol açar ve cinsel olayı bir uzaklıktan yaşamasına neden olur.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Esrar </span></strong><span style="color:#800000;">,çok daha hafif ölçüde halusinojen bir maddedir. Erotik uyarıcılığı konusunda varılmış kesin bir sonuç olmamakla birlikte birkaç esrar sigarasının cinsel yaşantıya yoğunluk kazandırdığını bildirenler çoktur. Bunlar hafif dozda esrarın kendilerini daha duyumsal, daha tepkisel ve cinselliğe daha yatkın hale getirdiklerini söylerler. Bu konuda ve özellikle esrarın adale kasılmaları üzerindeki etkisiyle ilgili olarak araştırmalar yapılmaktadır. Esrarın genellikle kişiyi alkol gibi rahatlatarak erotik duyarlılığını arttırdığı görüşü egemendir.<br />
<span style="color:#800000;"><strong><br />
Amfetamin.</strong> Amfetamin, beyin üzerinde etkili bir madde olup cinsel uyarıcı olarak da kabul edilir. Alışkanlığa yol açabilen bu madde özellikle batı toplumlarında yaygın bir şekilde cinsel uyarıcı olarak kullanılmaktadır. Öte yandan ciddi bir amfetamin ahşkanlığına kurban olan kişilerin ruhsal bozukluk içine düştükleri ve dolayısıyla cinsellikle ilgilerinin kalmadığı bir gerçektir.<br />
<span style="color:#800000;"><strong><br />
Kokain.</strong> Kokain kullananlar, bu maddenin etkisi altındayken cinsel birleşmenin olağanüstü tatlı bir zevk olduğunu ileri sürerler. Yine bu durumda da çok ciddi bir bedensel alışkanlık oluştuğunda kokain isteği, kişinin cinsel isteğini öldürerek onun yerini almaktadır. Amfetamin gibi kokain kullanımı da ilk başlarda kişide genel bir libido çoğalmasına yol açmakta, cinsel isteğin artışına koşut olarak da cinsel etkinlik derecesi yükselmektedir. Ayrıca, bu etkilerin saptanmasında maddenin damardan alınışının da etkiyi çoğaltan bir etmen olduğu görülür. Fakat maddenin kullanımı alışkanlık düzeyine vardıktan sonra libidoda genel bir düşüş izlenmeye başlanır.<br />
<span style="color:#800000;"><strong><br />
Androjen.</strong> Androjenin hem cinsellik organlarını etkileyen sinirler üzerinde hem de beynin cinsellik merkezleri üzerinde etkisi vardır. Bu, aynı zamanda bilinci değiştirmeksizin ve libido artışının değerini sıfıra indiren başka yan etkiler oluşturmaksızın cinsel güdüyü uyandıran tek maddedir. Androjen erkeklerde ve kadınlarda davranış bozukluklarına yol açmadan cinsel istek ve etkinliği artırır. Bedende androjen noksanlığından kaynaklanan <a href="http://www.draligus.com/2623-iktidarsizlik-sertlesme-bozuklugu.html" target="_blank">iktidarsızlık</a> sorununa çözüm getirir. Fakat böyle bir noksanlık söz konusu olmadan alındığında androjen farklı etkiler oluşturabilir. Bazı erkeklerde testosteron şeklinde alınan androjen belli sınırlar içinde libidoyu çoğaltır. Testosteron verilen kadınların cinsel güdülerinde de artış görülür. Bu afrodizyak etkisinden dolayı androjen <a href="http://www.draligus.com/2623-iktidarsizlik-sertlesme-bozuklugu.html" target="_blank">iktidarsızlık</a> durumlarında bazan ilaç olarak önerilir. Tek sakıncası, bir takım yan etkilere yol açabilmesidir. Örneğin kadınlarda aşırı kullanmanın, sivilceler gibi tepkilere, erkeklerdeyse prostat kanserine neden olduğu izlenmiştir.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Kantarid, </span></strong><span style="color:#800000;"> idrar yolu ile idrar torbasını tahriş ederek yalancı ereksiyona yol açar. Bir çeşit priapizm olarak nitelendirilen bu durum, erkeğin cinsel organı için bir tehlike oluşturur, tam bir iktidarsızlığa ya da ölüme yol açabilir.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Amil  nitrit </span></strong><span style="color:#800000;"> olarak bilinen ikinci madde ise damar açıcı bir ilaç olup, cinsel organlardaki kan dolaşımını artırmakta, böylece cinsel heyecanı etkilemektedir. Fakat bu ilacın cinsel birleşme sırasında kullanımı yine tehlikeli sonuçlar doğurup ölüme bile neden olabilmektedir.<br />
Bu türden sentetik maddelerin dışında, doğrudan doğruya hayvanlarda ya da bitkilerden elde edilen bazı geleneksel afrodizyaklar da bulunmaktadır. Bunlar, çok eskiden beri geleneksel toplumlarda cinsel isteği arttırmak amacıyla kullanılan ama kesin etkileri konusunda bilimsel bir kanıt bulunmayan maddelerdir:<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Saparna. </span></strong><span style="color:#800000;"> Bu bitkinin çeşitli kısımlarından elde edilen karışımlar ilk kez Latin Amerika yerlileri tarafından afrodizyak olarak kullanılmıştır. Saparnadan elde edilen bu karışımlarda çeşitli hormonların bulunduğu saptanmıştır.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Çadıruşağı otu. </span></strong><span style="color:#800000;">Bu çok kötü kokulu ve sadece Asya’da yetişen bitkiden elde edilen tonik, Doğu ülkelerinde hem genel bir uyarıcı hem afrodizyak olarak kullanılmıştır.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Ginseng. </span></strong><span style="color:#800000;"> Çin’de binlerce yıldır ilaç yapımında kullanılan bu ot son yıllarda Batı’da çeşitli biçimlerde üretilmektedir. Genel bir uyancı olarak depresyonlara karşı ve enerji vermek amacıyla kullanılan ginseng’in afrodizyak etkileri olduğunu ileri sürenler de vardır.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Meyan kökü. </span></strong><span style="color:#800000;"> Tıpta yaygın bir kullanım alanı olan bu bitkiden elde edilen tozun maden suyuna karıştırılmasıyla özellikle kadınlarda etkili olan bir afrodizyak elde edildiği söylenmektedir. Meyan kökünün kimyasal yapısıyla cinsiyet hormonları arasında bir benzerliğin bulunduğu saptanmıştır.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Rezene. </span></strong><span style="color:#800000;"> En eski afrodizyak maddelerden biri olan  rezeneden çay da yapılabilmektedir. Afrodizyaklarda kullanılan, rezenenin  tohumudur.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Polen. </span></strong><span style="color:#800000;"> Genel bir canlılık ve enerji kaynağı olarak yararları hekimlerce de kabul edilen polen (çicek tozu) erkeklerde prostat bozukluklarını, kadınlardaysa menapoz sorunlarını çözümlemek için kullanılır. Polenin yapısı incelendiğinde, belli ölçüde testosteron ve diğer cinsiyet hormonlarını içerdiği görülmüştür. Bu nedenle son yıllarda afrodizyak olarak kullanımı daha da yaygınlaşmıştır.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Yohimbin. </span></strong><span style="color:#800000;"> Bu, Afrika’da yetişen yohimbin ağacının kabuklarından elde edilen bir maddedir. Afrodizyak olarak kullanılması vücuttaki kanın cinsel organlara hücum etmesini kolaylaştırmasındandır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><strong><span style="color:#800000;">Adamotu. </span></strong><span style="color:#800000;"> Bu bitkinin kökünün de afrodizyak nitelikte olduğu öne sürülmektedir. Ortaçağda, adamotundan yapılma kemerler, iktidarsızlığı gidermesi amacıyla erkeklerin beline bağlanırdı.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
E vitamini. </span></strong><span style="color:#800000;"> Bu vitamin son yıllarda bir afrodizyak olarak sunulmuşsa da insanın cinsel yaşamı üzerindeki etkisi hakkında herhangi bir bilimsel kanıt yoktur. Ancak, E vitamininin eksikliği, kısırlığa ve cinsel güçsüzlüğe yol açabilmektedir. Buna karşılık E vitamini fazlalığının cinsel isteği arttırdığı yolunda bir kanıt yoktur.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Yiyecekler. </span></strong><span style="color:#800000;"> Eskiden beri çeşitli toplumlarda değişik yiyeceklerin afrodizyak etkisi olduğu düşünülür. Sığır eti, yumurta ve özellikle yumurta sarısı, soğan ve istiridye bunların başında gelir. Çoğu zaman erkek hayvanların ve özellikle boğaların erbezleri de bir afrodizyak olarak görülür. Bunlar cinsiyet hormonları içerdiği için belli bir etki yapabilirler, ama bu hormonlar büyük bir olasılıkla sindirim sırasında midede tahrip olmakta ve kana karışamamaktadır.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Gergedan  boynuzu. </span></strong><span style="color:#800000;"> Toz haline getirilmiş gergedan boynuzu da Çinliler  tarafından kullanılmış ama hiç bir etki yapmadığı saptanmış bir  maddedir.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Testosteron. </span></strong><span style="color:#800000;"> İnsan vücudunda  üretilen en önemli erkek cinsiyet hormonudur.<br />
Erkek ve kadınlarda cinsel arzu bu hormona bağlıdır. Bu hormon kadınlara da verilebilmekte, ama çok uzun süre kullanıldığı takdirde kadında bıyık ve kalın ses gibi erkek özelliklerinin belirmesine neden olmaktadır. Testosteron, çoğu ülkelerde ancak reçeteyle satılabilmektedir.<br />
<strong><span style="color:#800000;"><br />
Padişah macunu. </span></strong><span style="color:#800000;"> Çok sayıda otun ve baharatın karışımından elde edilen bir macun. Belli bir enerji vermesi ve özellikle de içindeki baharatın idrar yollarını ve idrar torbasını güçlü bir biçimde uyarması nedeniyle cinsel organların da uyarılmasını sağladığı bilinmektedir. Ancak sindirim sistemine ve mideye de zararlı olan bu maddenin aşırı tüketimi, gastrit ve ülsere yol açmaktadır. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><span style="color:#800000;"><br />
</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p>Etiketler: <a rel="tag" href="http://www.saglikbilgileri.tk/etiket/cinsel-guc-arttirma">cinsel güç arttırma</a>, <a rel="tag" href="http://www.saglikbilgileri.tk/etiket/cinsel-guc-arttirma-yontemleri">cinsel güç arttırma yöntemleri</a>, <a rel="tag" href="http://www.saglikbilgileri.tk/etiket/cinsel-gucu-arttirici-maddeler">Cinsel Gücü Arttırıcı Maddeler</a>, <a rel="tag" href="http://www.saglikbilgileri.tk/etiket/cinsel-gucu-arttirici-maddeler-nelerdir">Cinsel Gücü Arttırıcı Maddeler nelerdir</a>, <a rel="tag" href="http://www.saglikbilgileri.tk/etiket/cinsel-gucu-arttirma">cinsel gücü arttırma</a>, <a rel="tag" href="http://www.saglikbilgileri.tk/etiket/cinsel-gucumu-arttir">cinsel gücümü arttır</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/99/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/99/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/99/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=99&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/cinsel-gucu-arttirici-maddeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kanserle savaşan yiyecekler, Kanser düşmanı yiyecekler, Kanseri önleyen yiyecekler besinler</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/kanserle-savasan-yiyecekler-kanser-dusmani-yiyecekler-kanseri-onleyen-yiyecekler-besinler/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/kanserle-savasan-yiyecekler-kanser-dusmani-yiyecekler-kanseri-onleyen-yiyecekler-besinler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 14:46:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[kanser karşıtı besinler]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri önleme]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri önleyen besinler]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri önleyen yiyecekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Günde 5 porsiyon sebze ve meyve yenmesi kanser riskini yüzde 20′den fazla azaltıyor. ABD’nin önde gelen sağlık ve tıp yazarlarından Dr. Maggie Greenwood-Robinson kaleme aldığı ”Kanserle Savaşan Yiyecekler” adlı kitabında kanser ve beslenme ilişkisi üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriliyor. AICR’ye göre, günde 5 porsiyon sebze ve yemek yenmesi kanser riskini yüzde 20′den daha fazla [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=95&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günde 5 porsiyon sebze ve meyve yenmesi kanser riskini yüzde 20′den fazla azaltıyor.<br />
ABD’nin önde gelen sağlık ve tıp yazarlarından Dr. Maggie Greenwood-Robinson kaleme aldığı ”Kanserle Savaşan Yiyecekler” adlı kitabında kanser ve beslenme ilişkisi üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarına yer veriliyor. AICR’ye göre, günde 5 porsiyon sebze ve yemek yenmesi kanser riskini yüzde 20′den daha fazla düşürüyor. Kitapta, kansere karşı en koruyucu sebze ve meyveler; havuç, soğan, sarımsak, brokoli, yeşil yapraklılar, domates, narenciye ve baklagiller olarak sıralanıyor. ”Gelecekte kanserle savaş çabalarının ‘mucize haplar’ yerine diyetsel ayarlamalar etrafında döneceği” vurgulanan kitapta, doymuş ve trans yağların; prostat, kolon ve göğüs kanserleriyle ilişkili olduğuna işaret ediliyor. Kitapta, beslenmede kırmızı et ve hayvansal yağlarda bulunan doymuş yağlar ile katı margarin ve katı yağlar olarak bilinen trans yağların hücre zarlarına zarar verdiği, bu nedenle de hücreleri istilacılara karşı koruyamadıklarına işaret edilerek, beslenmede yağ oranının mutlaka düşürülmesinin önemine değiniliyor. ”Lifli yiyecek tüketiminin artırılması ve güçlü bir kanser savaşçısı olan C ve E vitaminlerinin bolca alınması” önerilen kitapta, ”Eğer aktif kalırsanız, sağlıklı bir kiloyu koruyup, sigara içmezseniz ve doğru beslenmeyi sürdürürseniz, kanser riskiniz yüzde 70′e kadar azalır” deniliyor. Yiyecekler:<br />
Aynı kitapta yer alan kanser türleri ve buna karşı koruyucu yiyecekler de şöyle:<br />
Mesane: Sarımsak, yeşil yapraklı sebzeler, soya ürünleri, çay (yeşil ya da siyah), sarı-turuncu sebzeler, yoğurt ve diğer fermente süt ürünleri. Göğüs: Yüzde 1 yağlı süt, elma, buğday kepeği, Brezilya fındığı, baklagiller ve fasulyeler, brokoli, Brüksel lahanası, küçük mantarlar, lahana, havuç ve havuç suyu, kiraz, vişne, yağlı balık (somon, ton), keten tohumu, keten tohumu yağı, sarımsak, kök lahana, düşük yağlı süt ürünleri, kabuklu yemişler, kırmızı turp, soya ürünleri, ıspanak, tam tahıllar, sarı-turuncu sebzeler, yoğurt. Kolon: Brezilya fındığı, brokoli, Brüksel lahanası, lahana, havuç, karnabahar, sap kereviz, yağlı balıklar, sarımsak, üzüm ve üzüm suyu, kara lahana, baklagiller, kıvırcık, düşük yağlı süt ürünleri, kabuklu yemişler, yulaf kepeği, tam tahıllar, yoğurt ve diğer fermente süt ürünleri. Yemek borusu: Yeşil çay, domates, domates ürünleri. Karaciğer: Sarımsak, yeşil çay. Akciğer: Brezilya fındığı, brokoli, Brüksel lahanası, lahana, havuç ve diğer sarı turuncu sebzeler, karnabahar, acı biber, kara lahana, düşük yağlı süt ürünleri (kaymağı alınmış süt hariç), soğan, portakal, ıspanak, diğer yeşil yapraklı sebzeler, domates ve domates ürünleri. Yumurtalık: Brokoli, Brüksel lahanası, lahana, karnabahar, kara lahana ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, sarı-turuncu sebzeler. Pankreas: Baklagil, çay, domates ve domates ürünleri. Prostat: Brezilya fındığı, Brüksel lahanası, brokoli, lahana, kanola yağı, karnabahar, kara lahana, az yağlı süt ürünleri, zeytinyağı, fıstık yağı, soya ürünleri, domates ve domates ürünleri. Mide: Brokoli, Brüksel lahanası, lahana, bakla, sarımsak, yeşil çay, kara lahana, soğan, portakal ve diğer narenciye meyveleri, domates ve domates ürünleri, tam tahıllar.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/95/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/95/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/95/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=95&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/kanserle-savasan-yiyecekler-kanser-dusmani-yiyecekler-kanseri-onleyen-yiyecekler-besinler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ağız kokusunu önleme</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/agiz-kokusunu-onleme/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/agiz-kokusunu-onleme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 14:44:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ağzım neden kokuyor]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl gider]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunu önleme]]></category>
		<category><![CDATA[neden ağzım kokuyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Siz de konuşurken elinizle kapatma ihtiyacı duyuyorsanız, insanlar siz konuşurken geriye çekiliyorsa hemen harekete geçmeli ve kokunun nedeni her ne ise ortadan kaldırılması için destek almalısınız. Ağzınızın kokup kokmadığını tespit etmeniz zor değil, eşinize dostunuza sorarak bile koku olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ancak net bir sonuç alabilmek için hekimler bazı cihazlardan destek alırlar. Bu iş için [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=91&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siz de konuşurken elinizle kapatma ihtiyacı duyuyorsanız, insanlar siz konuşurken geriye çekiliyorsa hemen harekete geçmeli ve kokunun nedeni her ne ise ortadan kaldırılması için destek almalısınız.<br />
Ağzınızın kokup kokmadığını tespit etmeniz zor değil, eşinize dostunuza sorarak bile koku olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ancak net bir sonuç alabilmek için hekimler bazı cihazlardan destek alırlar. Bu iş için geliştirilmiş gaz kromatograflar ve özel sülfit monitörleri var. Bunlar nefesin yapısını kesin olarak gösterebiliyorlar.<br />
Halitozis adı verilen ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çıkar. Ağız sağlığına ve hijyenine yeterince dikkat etmeyen bireylerde hidrojen sülfür üreten bakteri sayısı artar bu da kötü kokuya neden olur.<br />
Nefesin kötü kokması genellikle ağız içinden kaynaklanır. Ağızdaki bir enfeksiyon, dişeti hastalıkları veya ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kötü kokulara neden olurlar.<br />
Ancak koku sadece diş ve ağız kaynaklı olmayabilir. Akciğer iltihabı, sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balık kokusu), karaciğer ve metabolizma bozuklukları da ağız kokusuna sebep olurlar.<br />
Ağız kokusundan kurtulmanın ilk adımı, kokunun kaynağının tespit edilmesidir. Kokunun nedeni bulunduktan sonra ise tedavisi yapılır.<br />
Nefesiniz ağız içi kaynaklı bir nedenden kötü kokuyor ise yolunuz mutlaka bir diş hekiminden geçmelidir. Diş hekimi, tüm çürüklerinizi, varsa diş eti hastalığınızı tedavi edecek. Diş taşlarınızı temizleyecek, gömük ve yarı gömük 20 yaş dişlerinizi çekecektir.<br />
Ağız içinden kaynaklanan kokuların yüzde 90′nı başarıyla tedavi edilebilmektedir. Bunun için kişinin kendisine de önemli görevler düşüyor. Çoğu ağız kokusunun tedavisine dilin fırçalanması ile başlanır. Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalanması ile sorun kontrol altına alınabilir. Her öğünün ardından dişler en az 3 dakika fırçalanmalı, mutlaka fırçalamanın ardından diş ipi kullanılmalıdır. Ağız kokusu genellikle ağız hijyeninin düzeltilmesiyle ortadan kalkar.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/91/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/91/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/91/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=91&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/agiz-kokusunu-onleme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Güneş’te fazla kalmanın zararları</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/gunes%e2%80%99te-fazla-kalmanin-zararlari/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/gunes%e2%80%99te-fazla-kalmanin-zararlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 14:42:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş yanığı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[güneşin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[Deniz kıyısında güneşlenirken, tarlada çalışırken yada açık havada iş yaparken hem güneş ışınlarının hem de sıcağın zararlı etkileri altında kalabilirsiniz. Güneş gören yerlerinizde yanıklar olabilir. Derin yanıklar kalıcı izler bırakabilir. Güneş deriyi kurutur, kırıştırır, erken yaşlandırır. Güneş ışınları deri kanserlerine yol açmaktadır. 18 yaşından önce güneşte uzun süre kalmış ve derisinde içi su dolu kabarcıklar [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=89&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deniz kıyısında güneşlenirken, tarlada çalışırken yada açık havada iş yaparken hem güneş ışınlarının hem de sıcağın zararlı etkileri altında kalabilirsiniz.<br />
Güneş gören yerlerinizde yanıklar olabilir. Derin yanıklar kalıcı izler bırakabilir.<br />
Güneş deriyi kurutur, kırıştırır, erken yaşlandırır.<br />
Güneş ışınları deri kanserlerine yol açmaktadır. 18 yaşından önce güneşte uzun süre kalmış ve derisinde içi su dolu kabarcıklar gelişmiş kişilerde daha sonra herhangi bir deri kanseri gelişme riski iki kat yüksektir.<br />
Doğrudan güneşe maruz kalmak gözde katarakt oluşmasını kolaylaştırır.<br />
Yüksek ısı, sıcak çarpmasına yol açabilir. Sıcakta uzun yol yürüyenlerde, sokakta oynayan çocuklarda hatta doğrudan güneş altında olunmasa bile sıcak havalarda ateşin yükselmesi, terlemenin azalması, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, iştahsızlık, bayılma ortaya çıkar. Ölüme bile yol açabilir.<br />
Sıcak en çok bebekleri ve 65 yaş üzerindeki insanları etkiler. Aşırı sıcaklardan ölümlerin ¾’ü 65 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve tümü önlenebilir ölümlerdir.<br />
Vücudun su kaybı kalp krizlerine ve beyin damarlarında tıkanmaya yol açar.<br />
Güneşten ve Sıcaktan Korunmak İçin<br />
Yazın saat 10:00 – 16:00 arası güneşte kalmayın. Olabiliyorsa evinizden çıkmayın, ağaç ya da şemsiye altında, gölgede oturun.<br />
Susamamış olsanız bile sık sık bol miktarda su için.<br />
Serinlemek için alkollü (örneğin bira) ve kafeinli içecekler (çay, kahve) yararsızdır, bunlar önce serinletir, sonra bedenin su kaybını arttırırlar.<br />
Altı aydan büyükler, güneşi doğrudan alan derilerine GKF (Güneş Koruma Faktörü) 15′den yüksek olan koruyucular sürmelidir ve bu uygulamayı iki saatte bir yenilemelidirler.<br />
Kenarlı şapka giyin. Yüzünüz doğrudan güneş altında kalmasın.<br />
Koyu renkli güneş gözlüğü takın. Gözlüğünüz güneş ışığının %90’ını emebilen özellikte olsun.<br />
İnce, açık renk, bol giysiler giyin. Giysiniz güneş ışığının derinizi yakmasını önlesin ama terletip su kaybettirmesin.<br />
Sıcak toprak ya da kuma çıplak ayakla basmayın.<br />
Hafif yemekler, sulu yiyecekler (meyve, salata, çorba) yiyin. Yağlı, tuzlu, kuru yiyecekler vücut suyunu azaltırlar.<br />
Sık sık duş yapın, serin su ile yıkanın.<br />
Olanak varsa klima kullanın ya da sinema, kütüphane vb. klimalı yerlere gidin.<br />
Sıcak çarpması belirtileri görülen birini hemen gölgeye çekin, serin suyla yıkayın, bileklerine, kasıklarına buz koyun. Bilinci açıksa su içirin, dalgınlaşıyorsa, bir hekime başvurun.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/89/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/89/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/89/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/89/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/89/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/89/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/89/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/89/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/89/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/89/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/89/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/89/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/89/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/89/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=89&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/gunes%e2%80%99te-fazla-kalmanin-zararlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Partner sayısı kanser riskini artırıyor</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/partner-sayisi-kanser-riskini-artiriyor/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/partner-sayisi-kanser-riskini-artiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 14:41:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[+18]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların cinsel hayatları]]></category>
		<category><![CDATA[partner]]></category>
		<category><![CDATA[sex partneri]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların cinsel hayatlarında partner sayısının artması, rahim ağzı kanserine yakalanma olasılığını yükseltiyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülekli, cinsel yaşamda eş sayısının artmasının, sağlık açısından olumsuz etkileri bulunduğunu söyledi. Bu durumun rahim ağzı kanserine yakalanma riskini artırdığının bilinen bir gerçek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gülekli, AIDS, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=87&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların cinsel hayatlarında partner sayısının artması, rahim ağzı kanserine yakalanma olasılığını yükseltiyor.<br />
Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülekli, cinsel yaşamda eş sayısının artmasının, sağlık açısından olumsuz etkileri bulunduğunu söyledi. Bu durumun rahim ağzı kanserine yakalanma riskini artırdığının bilinen bir gerçek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gülekli, AIDS, Hepatit B, Hepatit C ve benzeri cinsel temasla bulaşan hastalıkların da partner sayısındaki artışa paralel olarak risk oluşturduğunu anlattı. Prof. Dr. Gülekli, bu hastalıkların bulaşma tehlikesini ortadan kaldırmak için çiftlerin mutlaka koruyucu önlemlere başvurmaları gerektiğini bildirdi. Bu arada ABD’de yapılan bir araştırma, 15 yaşındaki gençlerin yüzde 25′ten fazlasının, cinsel ilişki deneyimine sahip olduğunu ortaya koydu. Birçok lise öğrencisinin, kürtajı yaptırdığı, cinsel temasla bulaşan tehlikeli hastalıkların erişkinlere göre bu kesimde daha fazla yayıldığı bildirildi.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/87/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=87&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/partner-sayisi-kanser-riskini-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ev hanımlarını sevindirecek reçete</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/ev-hanimlarini-sevindirecek-recete/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/ev-hanimlarini-sevindirecek-recete/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 14:39:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ev hanımlar için diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ev hanımları]]></category>
		<category><![CDATA[ev hanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[Tıp dünyası ev hanımlarını sevindirecek bir tespiti konuşuyor; Ev işleri yapmak, kadınlarda yumurtalık kanseri riskini azaltabiliyor. Avustralyalı ve Çinli bilim adamlarının, Uluslararası Kanser dergisinde yayımlanan araştırmalarının sonucuna göre, toz almak ve elektrik makinesiyle evi süpürmek yumurtalık kanserinin önlenmesine yardımcı olabiliyor. Avustralya’daki Curtin Üniversitesi’nden araştırma grubunun başkanı Colin Binns, 2 yıl boyunca 900 Çinli kadın üzerinde [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=85&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tıp dünyası ev hanımlarını sevindirecek bir tespiti konuşuyor; Ev işleri yapmak, kadınlarda yumurtalık kanseri riskini azaltabiliyor.<br />
Avustralyalı ve Çinli bilim adamlarının, Uluslararası Kanser dergisinde yayımlanan araştırmalarının sonucuna göre, toz almak ve elektrik makinesiyle evi süpürmek yumurtalık kanserinin önlenmesine yardımcı olabiliyor. Avustralya’daki Curtin Üniversitesi’nden araştırma grubunun başkanı Colin Binns, 2 yıl boyunca 900 Çinli kadın üzerinde yapılan çalışmaları sonucunda, artan fiziksel faaliyetin yumurtalık kanseri riskini azalttığını gösterdiğini bildirdi. Binns, ancak günde 3-4 saatlik ev işinin, tam anlamıyla bir egzersiz olacağını ve yumurtalık kanserinden korunmayı artıracağını belirtti. Bu araştırmanın, egzersizin yumurtalık ve rahim kanserinin oluşmasının önlenmesine yardımcı olduğuna ilişkin önceki tartışmalı fikri desteklediğini kaydeden Binns, ”Nedeni, egzersiz yapmanın vücutta yağ oluşumunu engellemesi ya da bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olması olabilir” dedi.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/85/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/85/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/85/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/85/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/85/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/85/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/85/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/85/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/85/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/85/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/85/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/85/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/85/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/85/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=85&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/ev-hanimlarini-sevindirecek-recete/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Niçin esneriz?</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/nicin-esneriz/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/nicin-esneriz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 14:38:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[esneme]]></category>
		<category><![CDATA[esneme hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl esneriz]]></category>
		<category><![CDATA[neden esneriz]]></category>
		<category><![CDATA[niçin esneriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Bugüne kadar insanların neden esnediği üzerine pek çok teori üretildi. Bunların yanı sıra ‘kandaki düşük oksijen seviyesi’ de kimi zaman esnemeyle ilişkilendirildi. New York Üniversitesi psikoloji profesörü Andrew C. Gallup’a göre, neden esnediğimizi aslında kimse bilmiyor, ancak o ve ekibinin yeni bir açıklaması var: Esneme vücudun beyni serinletmesi için bir yöntem. Ekip çalışmada, deneklerin beyinlerinin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=83&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugüne kadar insanların neden esnediği üzerine pek çok teori üretildi. Bunların yanı sıra ‘kandaki düşük oksijen seviyesi’ de kimi zaman esnemeyle ilişkilendirildi.<br />
New York Üniversitesi psikoloji profesörü Andrew C. Gallup’a göre, neden esnediğimizi aslında kimse bilmiyor, ancak o ve ekibinin yeni bir açıklaması var: Esneme vücudun beyni serinletmesi için bir yöntem.<br />
Ekip çalışmada, deneklerin beyinlerinin ısındığı zamanlarda daha sık esnediğini gözlemlediklerini açıkladı. Esnemenin, vücudun diğer sistemleri yetersiz kaldığında, beyin sıcaklığını düzenlediği yönündeki teoriyi ispatlamak için araştırmacılar, insanların çevresinde birileri esneyince, hemen esnemeye başladıkları gerçeğinden hareket etti.<br />
Gönüllüler, gülen ya da esneyen insan görüntülerinin olduğu filmin oynatıldığı odaya alındı. Gözlemciler deneklerin ne sıklıkta esnediğini inceledi. Bazı deneklerden filmi izlerken burundan nefes almaları, daha sonra da alınlarına sıcak ya da serin tamponlar bastırmaları istendi. Beynin serinlemesini sağlayan alna buz konulması ve burundan nefes alınması sırasında, bulaşıcı esnemenin kesildiği görüldü.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/83/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/83/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/83/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/83/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/83/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/83/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/83/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/83/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/83/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/83/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/83/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/83/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/83/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/83/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=83&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/nicin-esneriz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Boyun kütletme çok zararlı</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/boyun-kutletme-cok-zararli/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/boyun-kutletme-cok-zararli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 14:35:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[boyun hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun kütletme çok zararlı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun kütletmenin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Boyun, bel, sırt ağrıları için genelde eklemlerimizi kütletiriz. Halbuki bu durum faydadan çok zarar verir. Kütletme gibi ani hareketler sinir sıkışmasına bu da şiddetli ağrıya sebep olur. Prof. Dr. Ayşen Yücel, kütletmenin kireçlenmeye yol açtığını anlattı. Bel, sırt ve boyun ağrısı, masa başında hareketsiz çalışan kişilerin en çok karşılaştıkları sağlık sorunları arasında yer alıyor. Kimi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=81&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boyun, bel, sırt ağrıları için genelde eklemlerimizi kütletiriz. Halbuki bu durum faydadan çok zarar verir. Kütletme gibi ani hareketler sinir sıkışmasına bu da şiddetli ağrıya sebep olur. Prof. Dr. Ayşen Yücel, kütletmenin kireçlenmeye yol açtığını anlattı.<br />
Bel, sırt ve boyun ağrısı, masa başında hareketsiz çalışan kişilerin en çok karşılaştıkları sağlık sorunları arasında yer alıyor. Kimi zaman dayanılmaz hale gelen bu ağrılardan kurtulmak için genellikle bel ve boyun kütletme ile sırt çiğnetme yolları deneniyor. Uzmanlar bilimsel bir temeli olmayan bu yöntemlerin fayda etmediği gibi eklemleri zorlayarak kireçlenme ve ağrının şiddetlenmesi gibi sorunlara yol açtığı uyarısında bulunuyor.<br />
Anadolu Sağlık Merkezi’nden algoloji uzmanı Prof. Dr. Ayşen Yücel, boynu rahatlatmak için yapılan hızla sağa ve sola döndürme işleminin (boyun kütletme) zararları hakkında bilgi verdi. Boyun kütletmenin halk arasında eklem kireçlenmesi olarak bilinen dejenerasyonun önemli sebeplerinden biri olduğunu söyledi. Boyun kütletmeyi alışkanlık haline getirenlerde bu tür kireçlenme vakalarına sık rastlanıldığını aktardı. Ayşen Yücel, boyun kütletmenin bazı durumlarda ağrının daha da artmasına yol açtığına dikkat çekerek, “Omurlarımızın arasında faset eklem diye adlandırdığımız eklemler var. Boyun kütletme gibi ani hareketler eklemlerin çok zorlanmasına, sinirlerin sıkışmasına, bunlar da şiddetli ağrı ve kas spazmına sebep oluyor.” diye konuştu.<br />
Prof. Dr. Yücel, bel ve sırt ağrılarından kurtulmak için yaptırılan ’sırt çiğnetme’ işleminin kas zedelenmesi ve kanamalara yol açabildiğini bildirdi. Bazı kişilerin de boyun ve sırt ağrıları için gelişigüzel masaj yaptırdığını ifade ederek, “Rastgele masaj çok tehlikeli. Arkadaşına masaj yaptırdıktan sonra şiddetli ağrı ve kas çeperi zedelenmesi şikâyetiyle gelen pek çok hasta oluyor.” dedi.<br />
En iyi tedavi egzersiz<br />
Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Semih Akı ise bel, sırt ve boyun ağrılarından kurtulmanın yolunun egzersizden geçtiğini anlattı. Ağrı şikâyetiyle gelen hastalar için fizyoterapist nezaretinde özel bir egzersiz programı hazırlandığını belirterek, “Kişinin yaşı, cinsiyeti, diğer hastalıkları, aktivite durumu ve daha önce egzersiz yapıp yapmadığı bile önemli. Birbirinden tamamen farklı iki kişiye aynı egzersizler verilmemeli.” açıklamasını yaptı.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/81/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=81&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/boyun-kutletme-cok-zararli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Estetik problemler küçük yaşta tedavi edilebilir</title>
		<link>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/estetik-problemler-kucuk-yasta-tedavi-edilebilir/</link>
		<comments>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/estetik-problemler-kucuk-yasta-tedavi-edilebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 04:08:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oynatr</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[estetik ameliyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikadresi.wordpress.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, çocuklarda doğumsal ve doğum sonrasında oluşan estetik sorunların tedavilerinin mümkün olduğunu kaydetti. Çocuklara estetik ameliyat yapılamadığı yönünde bir inanış olduğunu belirten Prof. Dr. Karacalar, şu bilgileri verdi: “Estetik burun ameliyatı çocuklarda güvenle yapılabilir. Özellikle solunum sıkıntısına da [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=79&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, çocuklarda doğumsal ve doğum sonrasında oluşan estetik sorunların tedavilerinin mümkün olduğunu kaydetti.<br />
Çocuklara estetik ameliyat yapılamadığı yönünde bir inanış olduğunu belirten Prof. Dr. Karacalar, şu bilgileri verdi: “Estetik burun ameliyatı çocuklarda güvenle yapılabilir. Özellikle solunum sıkıntısına da neden olan burunlar için ileri yaşların beklenmemesi öneriliyor. Kabul edilen, okul çağından önce çocukla ilgili estetik sorunların giderilmesidir. Kepçe kulağı operasyonu gibi bazı estetik girişimlerin çocukluk çağında yapılması daha kolaydır. Kulak kıkırdağı henüz yumuşak olduğu için daha kolay şekil verilebilir.”</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikadresi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikadresi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikadresi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikadresi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikadresi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikadresi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikadresi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikadresi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikadresi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikadresi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikadresi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikadresi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikadresi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikadresi.wordpress.com/79/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikadresi.wordpress.com&amp;blog=8753045&amp;post=79&amp;subd=saglikadresi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikadresi.wordpress.com/2009/07/28/estetik-problemler-kucuk-yasta-tedavi-edilebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f4ddd9e3a0dd14f324584380af967b37?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">oynatr</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
