Madde dediğimizde zaten bağımlılık yapıcı şeyleri kastediyoruz, bunların ortak özelliği keyif verici olmasıdır. Daha az zararlı olan diye bir şey yoktur. Hepsi zincirleme birbiriyle ilişkilidir.
Madde kullanıcısının asıl hedefi kendisini farklı hissetmek argo tabiriyle kafa yapmaktır, bunu neyle yaptığı ikinci derecede önemlidir birçok kişi ben şunu kullandım etki yapmadı bunu kullandım etki yaptı şeklinde tercih bildirebiliyorlar, bu onların bünyesiyle ilgili bir durum.
İşte bu hoşlarına giden şey onların büyük kayıplarına yol açıyor. İnsanın canı bir şeyden hoşlanırsa onu tekrar tekrar yapma istek ve ihtiyacı duyar, bir takım zararlara rağmen bunu yapıyorsak kontrolümüzden çıkmış ve bağımlılık hastalığına dönmüştür.
Temel hedef kafa yapmak farklı hissetmek olunca maddelerin birinden diğerine kolaylıkla geçişler olur. En kötüsü ve tehlikelisi de çoğul madde bağımlılığı dediğimiz durumdur. Burada kişinin genellikle tercih maddesi yoktur ne bulursa kullanır. Ama ben hiç birine bağımlı değilim diye savunur ama neredeyse boş kaldığı günü yoktur.
Doğal olan her şey yararlıdır gibi anlayış doğru değildir, birçok zararlı öldürücü mantarlar vardır. Alkolde doğaldır, esrarda doğaldır ancak beyne fiziki ve beynin işleyişi ve psikolojisi açısından zarar verebilen maddelerdir. En önemli zararı da kendisini kullanma isteğini uyandırması ve kişin bu istek yüzünden bir takım olumsuzlukları göze alır hale gelmesidir.
Anoreksiya
Anoreksiya’da kişi olağan kilosunun altında olmasına rağmen hala kendisinin şişman olduğuna dair bir algıya sahiptir.
Bu nedenle sürekli olarak kişi rejim yapmakta, yemek yememekte ve fazla yemek yediğini düşünürse kusmakta ve kendisine sorulduğunda kilolu olduğunu söylemektedir.. Biz bu yemek yeme bozukluğuna daha doğrusu beden algısı çarpıklığına anoreksiya diyoruz.
Vücut kitle endeksi hesaplamasından kişinin anoreksiya başlangıcı olup olmadığı anlaşılabilir. Bu denge %15lik bir farkta oluşmaktadır. Örneğin kişinin olması gereken en alt kilo sınırı 100 kilogram ve kişi 85 kiloya düşmüşse anoreksia var demektir.
Anoreksia’da yüzde 3 ila 18 arasında ölüm gerçekleşebiliyor. Dolayısıyla kişinin yüzde 80 tedavi şansı vardır. Bunun yüzde 30’u yineleyici ve geri dönücü diyebiliriz. Yüzde 40 tam iyileşme rapor edilmiştir.
Bizi asıl düşündüren şey anoreksiya ne kadar üzün sürdü ve vücudun hangi sistemine daha çok zarar verdi. Vücudun bir sistemi tek başına zarar görmüyor vücud bir bütün olduğu için bir yer zarar görünce her yer etkileniyor. Örneğin endişeye ve yemek yememeye bağlı mide rahatsızlıkları ortaya çıktıysa bunun anoreksia tedavisinden sonra yan bir tedavi olarak alınması zorunludur.
oynatr tarafından yazıldı